Otomotiv sektöründe güvenli alım satım süreçleri için kritik öneme sahip olan ekspertiz yetki belgesi nasıl alınır sorusu, sektör temsilcileri tarafından yakından takip ediliyor. 2026 düzenlemesi ile neler değişiyor sorusunun yanıtı, hem işletme sahiplerini hem de tüketicileri yakından ilgilendiren yeni standartları ve zorunlulukları beraberinde getiriyor.
Ekspertiz yetki belgesi nasıl alınır? 2026 düzenlemesi ile neler değişiyor?
İkinci el araç piyasasında taşları yerinden oynatacak olan 2026 ekspertiz yetki belgesi düzenlemesi, otomobil alım satım süreçlerini kökten değiştiriyor. Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan ve sektörde heyecanla beklenen yeni yönetmelik, araç ekspertiz işlemlerinde yepyeni bir dönemi başlatıyor. Artık ekspertiz hizmeti veren her işletme için yetki belgesi zorunluluğu getirilirken, kayıt dışı faaliyetlere geçit verilmiyor.
Yetki belgesi almanın altın kuralları nelerdir?
Yeni dönemde faaliyetlerini sürdürmek isteyen tüm işletmelerin öncelikle TSE Hizmet Yeterlilik Belgesi alması şart koşuluyor. Bunun yanı sıra teknik sorumlu istihdamı ve mesleki sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu, tüketicinin güvenliğini en üst seviyeye taşıyor. Sektördeki standartları belirleyen bu adımlar, araç ekspertiz işlemlerinde profesyonelliği zorunlu kılıyor.
Taşıt Ekspertiz Bilgi Sistemi ile sahteciliğe son
Bakanlık tarafından hayata geçirilen Taşıt Ekspertiz Bilgi Sistemi, raporların dijitalleşmesini sağlayarak manipülasyon riskini ortadan kaldırıyor. Artık her rapor sisteme kaydediliyor ve karekod sistemi sayesinde vatandaşlar belgenin doğruluğunu anlık olarak teyit edebiliyor. Bu teknolojik dönüşüm, sahte raporlarla dolandırıcılık yapanların önündeki en büyük engel olacak.
Hatalı raporlara karşı sigorta güvencesi geliyor
Yeni düzenlemenin en çarpıcı yanlarından biri, ekspertiz hatalarına karşı getirilen sigorta güvencesi oluyor. Ekspertiz işletmeleri, raporda gözden kaçırılan kusurlar veya yanlış beyanlar nedeniyle oluşacak zararlardan doğrudan sorumlu tutuluyor. Vatandaşlara tanınan 5 günlük itiraz süreci ve işletmelerin bu itirazları 3 gün içinde sonuçlandırma zorunluluğu, tüketici haklarını koruma altına alıyor. Ayrıca, tüm Türkiye genelinde uygulanacak ortak dil standardı sayesinde, subjektif yorumlar tarihe karışıyor ve alıcı ile satıcı arasında tam bir şeffaflık sağlanıyor.







